VURSUN DAMLALARIN CAMIMA
Dışarıda yağmur yağıyordu ve ben seninle ısınıyordum. Sayfalarını usulca çeviriyor kelimelerin
tadına bakıyordum. Tranvaydaydım. Sırtımda çanta vardı ve ağır olan çanta değil, sayfalarının ardında ki derin anlamdı. Aklıma Londra geldi. Orada hissettim. Yıllar sonra umarım seni Londra da tranvayda yolculuk ederken okurum ve bu günü, o günü unutmam. Farklıydı.. Şimdi hatırladım da uzun zamandır binmedim tranvaya. Zaman makinesi üretilmedi mi hala? Geçmişte yolculuğa çıkma şansını bahşet bana.
Elimde ki kitap mutlu ediyordu beni. 9. sınıfın ortalarıydı. Hava rüzgarlı ve soğuk oluyordu genellikle. İçimde hissediyordum. Seni ve soğuğu..
Eve giderken bi yer keşfetmiştim. Güzel guaj boyalar satan bi yerdi. Ahşaplar.. Nefesimi kesmişti.. Güzeldi.. Çantama koymadım, ıslanma diye sarıldım sana.. Kollarım daima ısıtıcak seni, varlığınsa beni..
Yorumlar
Yorum Gönder