Kayıtlar

Mart, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

OYSA...

- İyi ki doğdun..              -G. _Teşekkür ederim gelecek yıl birlikte girmek dileğiyle -Rica ederim sanırım yine kelimeleri unuttum -Caner _Ben de 10 dk ne yazacağımı düşündüm. -Biz yan yanayken konuşamıyor telefonda mesajlaşamıyoruz ne yapıcaz -Yarın erken geliceksin değil mi _Aslında ben telefondan yazarım diye düşünmüştüm ama burdanda yazamıyorum _ Ben erken çıkıyorum otobüsün erken gelmesine bağlı -Caner beni bırakıp uyumaya mı gittin yoksa hala ne yazıcağını mı düşünüyorsun _Aklıma bir şey gelmiyor duruyor bu kafa -Bi şey sormak istiyorum _ Sor - Ne zamandır yani ne zamandır bana karşı    bir şey hissediyorsun - Hissediyor musun - Benimle konuşmaya ne zaman karar verdin _ ...             NOKTAM DEĞİL SONU HİÇ GELMEYEN                                          ...

VURSUN DAMLALARIN CAMIMA

       Dışarıda yağmur yağıyordu ve ben seninle ısınıyordum. Sayfalarını usulca çeviriyor kelimelerin tadına bakıyordum. Tranvaydaydım. Sırtımda çanta vardı ve ağır olan çanta değil, sayfalarının ardında ki derin anlamdı. Aklıma Londra geldi. Orada hissettim. Yıllar sonra umarım seni Londra da tranvayda yolculuk ederken okurum ve bu günü, o günü unutmam. Farklıydı.. Şimdi hatırladım da uzun zamandır binmedim tranvaya. Zaman makinesi üretilmedi mi hala? Geçmişte yolculuğa çıkma şansını bahşet bana. Elimde ki kitap mutlu ediyordu beni. 9. sınıfın ortalarıydı. Hava rüzgarlı ve soğuk oluyordu genellikle. İçimde hissediyordum. Seni ve soğuğu.. Eve giderken bi yer keşfetmiştim. Güzel guaj boyalar satan bi yerdi. Ahşaplar.. Nefesimi kesmişti.. Güzeldi.. Çantama koymadım, ıslanma diye sarıldım sana.. Kollarım daima ısıtıcak seni, varlığınsa beni..  

FARKINDALIK!

      Şu an farkettim de ne kadar çabuk vazgeçiyoruz istediklerimizden. Günlerdir bloguma giremiyodum. Denedim denedim ama sistem kabul etmedi. Farklı e postalar deniyorum, şifremi tekrar tekrar yazıyorum.. Sonunda bıraktım, olmicak böyle, bişey yapmalıyım dedim. İçinde bir sürü yazılarım , anılarım var diye düşündüm. Bi kere daha başıma gelmişti, geçen yılın son aylarındaydı.. Vazgeçtim ve girmeye çalışmayı bıraktım. Pişmanım, yazılarımı almak için, şu anki gibi zafere ulaşmak için tekrar çabalicam. Ne diyordum? Pes edişimiz. Eğer benim şu anki yaptığım gibi pes etmez ve denemeye, çabalamaya, istemeye devam edersek sonuç başarıdan başka bir şey olmaz. Şu an burdayım. Olmak istediğim yerde. Olmam gereken yerde. Parmaklarım tuşların üzerinde dans ediyor, düşüncelerimise başka bi gezegene seyehat etmeye gitti. Biliyorum dönücek. Tıpkı tekrardan kazanmak için çabaladığımız şeyler gibi. İstiyorsak denemekten bıkmamalı, söylemekten utanmamalıyız. Olacak, yalnızca biraz sa...

Gökyüzüne Yolculuk

                                                                                                                                                                                                                        17.03.2018 Cmrt.     Bugün ilk kez saat sekizden sonra başımda annem babam olmadan dışarıdaydım. Her şeyin mümkün olduğunu hissettim. Kendime güvendim ve  özgür hissettim. Kardeşim vardı yanımda. Birlikte iş başvurusunda bul...

ANLADIM..

    Anladım.. Nasıl biri olmadığını anladım.. Aklımda kurduğumu sana aşık olduğumu anladım.. O olmadığını anladım. Beni sevmediğini, beni hiç sevmediğini anladım. Sorun değil, zaten ben de sana değil aklımda kurduğum, var olduğunu sandığı  kişiye aşık olmuşum. Sen öyle biri değilsin demiştim, biliyorum demiştim.. Evet sen öyle biri değilsin.. Başlarda zordu, döneceğini, vazgeçeceğini düşünmüştüm. Meğer sen beni sevmiyormuşsun.. Evet, bitti. Güldük eğlendik dimi. Yeter bu kadar.. Numaranı da silim.. Evet ben çocuğum... Aslında benim için böylesi daha kolay. Artık umurumda bile değilsin. Seni görmek için çaba sarf etmiyorum. Öyle biri olmadığını biliyorum. Öyle biri olduğunu biliyorum. Anladım... Yalanlarını da beraberinde götürdüğün için teşekkürler. Beni sevmedin HİÇ.  Derslerime odaklanmalıyım, yapmaktan hoşlandığım şeyleri yapmalıyım.. Anlamalıydım zaten o kadar söylememe rağmen devam etmenden belliydi. Kafamda kurmuşum seni. Dış görünüşün, dıştan görünüşü...

İYİ Kİ DOĞDUN..

Doğum günündü. Pasta almıştım ve üzerinde bir tane mum vardı. Ama yakamamıştım. Bunu sana söyledim ve yine de üflemeni istedim. Sen de üfledin. Seni seviyorum.. Bilmezdim yanmayan mumu söndürdüğün gibi hayallerimizi de söndüreceğini. Bilmezdim bu kadar çabuk son bulacağını. Artık pasta senin mükemmel ellerindeydi. Teşekkür ettin. Ağzından çıkan tek kelime ben mutlu etmeye yetiyordu. Yalnızca önümde dur ve mükemmel gözlerinle bana bak. Yalnızca. Elindeki pastayı yanındaki kıza uzattın. Ve.. Bana sarıldın. Ne istiyosun benden. Nefesimin zon bulmasını mı? Kalbim atmıyordu sanırım. Kollarını bana sıkıca sarmış kalbimi heyecanlandırmıştı. Dönelim. Dönelim tekrar o ana. Olmaz mı? Bu mümkün mü? Sen de ye dedi. Ben yemicem dediğimde tekrarladı. Bilseydim devam edeceğini yemezdim. Ağzından tek kelime daha çıksın diye... Neden bitti dememe rağmen bitmiyor? Seni özledim.. Yazmak değil yaşamak istiyorum. Gel..

DEVAMI YOK

  Hani size devamı sonra demiştim ya, devamı yok.   Özür dilerim, bu kadar çabuk sona ereceğini bilemezdim değil    mi? Devamı yok, o yok..  Bu kadar mıydı? Daha önce böyle bir  ayrılık görmemiştim açıkçası. Birbirimizi çok seviyoruz,  sürekli birbirimizi düşünüyoruz, hayaller kuruyoruz ve ders  çalışamıyoruz.. Seni özlediğimi söylemiştim ne yapacağım  şimdi.. 9 saat  fazla gelmişti..   Hoşça kal...