İLK GÜN
Pencereden onu görmüş tekrar heyecanlanmıştım. Neden böyle oluyordu ki? Neden söylemek istediklerimi ona söyleyemiyor, söylemek için kendimi şartlandırdığım şeyleri onu gördüğümde unutuyordum? Onu gördüğümde ya kalbim durursa? Kalbimin nasıl çarptığını duyuyor mudur? Bilmesini istiyorum "Seni seviyorum."
Bu farklı hissettiriyor... Gerçekten farklı hissediyorum.
Arkadaşım onu öğretmen çağırıyor bahanesiyle yanıma getirecekti ben de onunla konuşacaktım. Beklenen oldu. Geldi. Öğretmenler odasının kapısında onu bekliyordum. Ona "Seni ben çağırdım"dedim. Ahh- yine aynı şey, mükemmel gözleriyle bana bakıyor, kalbimin durmasına neden oluyordu. Ne yapmalıydım? Ondan bir an önce kurtulmalıydım. Yoksa kalbimi durdurabilir, yaşamıma son verebilirdi. Evet, o tehlikeli biri. Biliyorum... bu yazıyı asla okumayacaksın ama ben yine söylemek istiyorum" Seni seviyorum,"
Bana bakıyordu. Ona aşağıda konuşalım dedim. Hatırlamıyorum. Yani öyle demiş olmalıyım. İndik. İlk önce ben önde o hemen arkamda daha sonraysa "yanımda" Kapının yanında duruyorduk ve o yine bana bakıyordu. Evet biliyorum abartmamalıyım yalnızca yüzüme bakıyor. Öyle değil işte o kesinlikle mükemmel biri. Heyecanlanmama sebep oluyorsun be çocuk artık bakmayı kes mi demeliydim? Hayır, "Lütfen daha uzun bak"demeliydim. Ona bilerek topu sana attığım için özür dilerim dedim o ise her zaman ki mükemmelliğiyle önemli değil dedi. -Aşağıya inerken aslında daha önce aklımda olmayan bir şeyi söyleyecektim " Seni rahatsız ettiğim için özür dilerim. Bir daha yanına gelmeyeceğim ve rahatsız etmeyeceğim."diyecektim. Teşekkür ederim ..., teşekkür ederim. Beni engellediğin için.- Daha sonra sustum ve yalnızca ona baktım. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Daha sonra bana " İstersen konuşabiliriz." dedi. Bana telefonla, internetten falan konuşabileceğimizi söylüyordu. - Onunla konuştuktan sonra konuştuklarımızı unutmayayım diye bir çok kez kendi içimde tekrar tekrar yaşamış olabilirim. Ama bunu hatırlamıyorum. Evet söylediği her cümleyi tamamiyle hatırlamak, unutmamak istiyorum.- Ona 11 olduğum için telefon kullanmadığımı söyledim. Evet bunu yapmış olamam dimi. Ona nasıl bunu söyleyebilirdim? Ahh- her şeyi daha da zorlaştırmaya mı çalışıyordum?- Daha sonra ona " O gün bana hoşlandığın biri olduğunu söylemiştin"dedim bana o okulun başlarındaydı, ondan soğudum dedi. Ona adımı biliyor musun diye sordum o da bana ben de onu soracaktım dedi Adım..., 11/Adayım zaten ben seni tanıyorum dedim ve gülümsedim.Bana bakıyordu. bu çocuk gerçekten mükemmel. Nasıl baktığını anlatamam. Beni daha önce gördün mü dedim oda hayır görmedim dedi. Sonra okula kaçta geldiğini sordum oda yedi buçukta çıktığını ve yedi kırkta burada olduğunu söyledi ben de erken gelirse sabahları konuşabileceğimizi söyledim. Bana kaçta geldiğimi sordu ben de yedi buçuk dedim sonra o zaman o zaman görüşürüz dedim ve gülümsedim daha sonraysa yukarı çıkmaya başladık 1. kata geldiğimizde bu katta olduğumu sandığını söyledi bense arkadaşımın burada olduğunu söyledim. Evet, bitmişti, artık bizim kattaydık. Görüşürüz dedim ve gittim. Heyecanlıydım ve arkama bakmaya utandım, Bundan dolayı bakamadım. Kalbim hızla çarpıyordu ve ben deli gibi heyecanlı ve mutluydum. Elif kafasını kapıdan dışarı çıkardı ve pis pis sırıtıyordu. Ona bana istersen konuşalım dedi Elif bana bunu söyledi diye heyecanla anlattım her şeyi ve şunu öğrendim ki onu yine velet diye çağırmış. :)
Tenefüste saçlarımı ördürdüm aslında saçlarım önceden örülü olmalıydı.
ÖĞLE ARASINDA
Yine o görmek için kantine gittim, bu sefer yalnız gittim. Kekle süt aldım. Ama bi sorun vardı, neden o yoktu.? Normalde hep yemek yerdi, boşuna tok olduğum halde her öğle arasında yemek yemiyorum. Tam gidecekken onu gördüm. Bana doğru geliyordu, çok yakındı. Ona yemek alacak mısın? diye sordum oda alıcam dedi bende yukarıda mı yiyeceksin? Beraber yiyelim mi? dedim.
Sen yemek aldın mı dedi? Ben de elimde ki sütle keki gösterip evet aldım dedim. Daha sonra o sıraya girdi bende kenara geçmeye çalıştım. Arkasında onu bekliyordum. Yanıma geldi, elinde yemek yoktu. Almadın mı dedim oda derste alırım dedi. Kantin kalabalıktı eğer alsaydı zaman çok gidecekti. İnanamıyorum ya benimle daha fazla konuşsun diye miydi tüm bunlar? Bana konuşmamı söyledi bende biraz duraksadım aklım yine durmuştu. Ben de ona Caner seni görünce konuşamıyorum dedim. kendisininde konuşamadığını söyledi.
DEVAMI BİRAZDAN ya da yarın
Bu farklı hissettiriyor... Gerçekten farklı hissediyorum.
Arkadaşım onu öğretmen çağırıyor bahanesiyle yanıma getirecekti ben de onunla konuşacaktım. Beklenen oldu. Geldi. Öğretmenler odasının kapısında onu bekliyordum. Ona "Seni ben çağırdım"dedim. Ahh- yine aynı şey, mükemmel gözleriyle bana bakıyor, kalbimin durmasına neden oluyordu. Ne yapmalıydım? Ondan bir an önce kurtulmalıydım. Yoksa kalbimi durdurabilir, yaşamıma son verebilirdi. Evet, o tehlikeli biri. Biliyorum... bu yazıyı asla okumayacaksın ama ben yine söylemek istiyorum" Seni seviyorum,"
Bana bakıyordu. Ona aşağıda konuşalım dedim. Hatırlamıyorum. Yani öyle demiş olmalıyım. İndik. İlk önce ben önde o hemen arkamda daha sonraysa "yanımda" Kapının yanında duruyorduk ve o yine bana bakıyordu. Evet biliyorum abartmamalıyım yalnızca yüzüme bakıyor. Öyle değil işte o kesinlikle mükemmel biri. Heyecanlanmama sebep oluyorsun be çocuk artık bakmayı kes mi demeliydim? Hayır, "Lütfen daha uzun bak"demeliydim. Ona bilerek topu sana attığım için özür dilerim dedim o ise her zaman ki mükemmelliğiyle önemli değil dedi. -Aşağıya inerken aslında daha önce aklımda olmayan bir şeyi söyleyecektim " Seni rahatsız ettiğim için özür dilerim. Bir daha yanına gelmeyeceğim ve rahatsız etmeyeceğim."diyecektim. Teşekkür ederim ..., teşekkür ederim. Beni engellediğin için.- Daha sonra sustum ve yalnızca ona baktım. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Daha sonra bana " İstersen konuşabiliriz." dedi. Bana telefonla, internetten falan konuşabileceğimizi söylüyordu. - Onunla konuştuktan sonra konuştuklarımızı unutmayayım diye bir çok kez kendi içimde tekrar tekrar yaşamış olabilirim. Ama bunu hatırlamıyorum. Evet söylediği her cümleyi tamamiyle hatırlamak, unutmamak istiyorum.- Ona 11 olduğum için telefon kullanmadığımı söyledim. Evet bunu yapmış olamam dimi. Ona nasıl bunu söyleyebilirdim? Ahh- her şeyi daha da zorlaştırmaya mı çalışıyordum?- Daha sonra ona " O gün bana hoşlandığın biri olduğunu söylemiştin"dedim bana o okulun başlarındaydı, ondan soğudum dedi. Ona adımı biliyor musun diye sordum o da bana ben de onu soracaktım dedi Adım..., 11/Adayım zaten ben seni tanıyorum dedim ve gülümsedim.Bana bakıyordu. bu çocuk gerçekten mükemmel. Nasıl baktığını anlatamam. Beni daha önce gördün mü dedim oda hayır görmedim dedi. Sonra okula kaçta geldiğini sordum oda yedi buçukta çıktığını ve yedi kırkta burada olduğunu söyledi ben de erken gelirse sabahları konuşabileceğimizi söyledim. Bana kaçta geldiğimi sordu ben de yedi buçuk dedim sonra o zaman o zaman görüşürüz dedim ve gülümsedim daha sonraysa yukarı çıkmaya başladık 1. kata geldiğimizde bu katta olduğumu sandığını söyledi bense arkadaşımın burada olduğunu söyledim. Evet, bitmişti, artık bizim kattaydık. Görüşürüz dedim ve gittim. Heyecanlıydım ve arkama bakmaya utandım, Bundan dolayı bakamadım. Kalbim hızla çarpıyordu ve ben deli gibi heyecanlı ve mutluydum. Elif kafasını kapıdan dışarı çıkardı ve pis pis sırıtıyordu. Ona bana istersen konuşalım dedi Elif bana bunu söyledi diye heyecanla anlattım her şeyi ve şunu öğrendim ki onu yine velet diye çağırmış. :)
Tenefüste saçlarımı ördürdüm aslında saçlarım önceden örülü olmalıydı.
ÖĞLE ARASINDA
Yine o görmek için kantine gittim, bu sefer yalnız gittim. Kekle süt aldım. Ama bi sorun vardı, neden o yoktu.? Normalde hep yemek yerdi, boşuna tok olduğum halde her öğle arasında yemek yemiyorum. Tam gidecekken onu gördüm. Bana doğru geliyordu, çok yakındı. Ona yemek alacak mısın? diye sordum oda alıcam dedi bende yukarıda mı yiyeceksin? Beraber yiyelim mi? dedim.
Sen yemek aldın mı dedi? Ben de elimde ki sütle keki gösterip evet aldım dedim. Daha sonra o sıraya girdi bende kenara geçmeye çalıştım. Arkasında onu bekliyordum. Yanıma geldi, elinde yemek yoktu. Almadın mı dedim oda derste alırım dedi. Kantin kalabalıktı eğer alsaydı zaman çok gidecekti. İnanamıyorum ya benimle daha fazla konuşsun diye miydi tüm bunlar? Bana konuşmamı söyledi bende biraz duraksadım aklım yine durmuştu. Ben de ona Caner seni görünce konuşamıyorum dedim. kendisininde konuşamadığını söyledi.
DEVAMI BİRAZDAN ya da yarın
Yorumlar
Yorum Gönder